Bugün ilimiz tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Sivil toplum kuruluşları Terörü Lanet Mitingi düzenledi. Anıtpark önünde yapılan mitinge katılım çok yüksekti. Ben, neler olduğunu fotoğrafların diliyle buraya ekliyorum.
Uzun Çarşı esnafından dev bayrak
Mitingin başlamasına yarım saat kala
Miting meydanına gelen vatandaşlarımız
Afyon büyük bir katılımla terörü lanetledi.
Fotoğrafları büyük görmek için üzerine tıklayınız. Mitingin video görüntüleri için buyrun
Daha önce gelen misafirlerim hayran kalmışlar tarihi evlere, tekrar kısa bir tur atmak istediler. Mevlevi Camisi’nin oradan yukarı çıkarken birde baktık, ellerinde kocaman bir kamera üç kişi çekim yapıyor.
Kolay gelsin iyi çalışmalar!
Kendi kendimize biz buraları daha önce çekmiştik, vay be bizde de ne yetenek varmış, deyip yaklaştık onlara. Afyon dışından geldikleri her hallerinden belli olan misafirlerimize. Merhaba dedikten sonra, kendimizinde buralarda fotoğraf çektiğimizi söyledik. Ne yaptıklarını sorduk, belki yardıma ihtiyaçları olabilir düşüncesiyle. Sağolsunlar verdikleri cevap aynen şöyleydi: “Bizde sizin yaptıklarınızın aynısını yapıyoruz.” Anladık ki, çok gizli(!) bir proje çalışması yapıyorlar. İyi çalışmalar diledik. Mahalledeki çocuklar kendi aralarında konuşurken dizi çekiliyormuş dedikleri kulağıma çalındı. Uzun bir yürüyüşten sonra, Çavuşbaş Camisi’de gördüğümüz duvar süslemeleri hoşumuza gitti. Fotoğrafını çektik.
gerçekten de afyonu güzel tanıtıyorsunuz afyon küçük bi yer ama medeniyetler şehrinde dah bir çokbilmediğimiz yer var bir sürü yeraltı mağraları var gün ışığına çıkmamış ama çıkmış olanları da yayınlarsanız çok seviniriz mesela frig vadisini
Siyasetten anlamam. Çarşıdaydım, baktım bayram değil seyran değil kalabalığı görünce merak ettim, meğer DP’nin bugün seçim mitingi varmış. Bir kenara geçtim 5-10 dakikada sizler için mitingi fotoğrafladım. Mitingten notlar: Sıcaktan bunalan halkın dağılmaması için seçim otobüsü üzerinden çeşitli müzikler halka dinletildi. Uğur Işılak, Edip Akbayram ve Mustafa Yıldızdoğan… Bir ara sunucunun, “Ver çoşkuyu Afyon’a, ver!…” diye anons etmesi tebessümlere sebep oldu. “Çoşku” dediği kesilen müziğin tekrar verilmesi idi sanırım. Neyseki DP lideri Mehmet Ağar geldi ve halkı çoşturdu… Galiba asıl çoşkuyu Mehmet Ağar verdi.
Seneler önce bizim Hakkı (resimdeki sarı gömlekli olan kişi) tanıştırmıştı, İLESAM’ın bahçesinde Nusret Abi‘yle. Neler konuşmuştuk, neler konuşulmuştu şimdi tam hatırlayamıyorum. ‘Necip Fazıl’ın yaşayan en sadık talebelerinden biri’ denilmişti galiba.
Sonraki yıllarda birkaç defa daha aynı mekanlarda gene bizim Hakkı’nın da bulunduğu sırada konuşmalar olmuştu. Bu yıl tatilin bir kısmını geçireceğim İstanbul’da artık bizim gezdiğimiz mekanlardaki insanları fotoğraflamayı düşünürken, Nusret Abi de aramızdan ayrıldı. Farklı bir insandı. Genelde tek başına oturduğunu, mutlaka elinde bir kitap bulunduğunu hatırlıyorum. Çay ve sigara da masasında bulunurdu.
Başımız sağolsun.
Bazen insan çok önemli anları yanında fotoğraf makinası olmadığı için kaçırır. Fotoğraf kareleri gözünüzün önünde yürür gider. Yanarsınız. Yıllar önce bir İstanbul seyahatimde, her zaman olduğu gibi, Sultanahmet’le Beyazıt arasında kalan 2.Mahmut Türbesi’ne gitmiştim. Türbenin bahçesinde mezarlar ve tarihi Türk Ocağı Binası var. Burayı önemli kılan, tarihimize yön veren enteresan şahsiyetlerin burada istirahat ediyor olması. 2. Abdülhamit, Ziya Gökalp,Şeyh Bedrettin… gibi Anadolu’dan buraya ziyaret için gelmiş olan orta yaşlı bir adamı burada, 2. Abdülhamit Han‘ın sandukasına sarılmış ağlarken görmüştüm. O adam ağlaması bitip yanımızdan geçerken eliyle sandukanın altındaki bilgi levhasını göstermişti bize. Kendisine meraklı gözlerle bakan bizlere niçin ağladığını böyle anlatmıştı.Osmanlı padişahları arasında Anadolu’yu unutmayan belki ilk padişah O idi. Anadolu hastalık, açlık ve sefalet içerisindeyken, O, Anadolu’nun çeşitli yerlerine hastahane ve okul yaptırmıştı. O adamın sandukaya sarılarak hıçkıra hıçkıra ağlaması gözümün önünden hiç gitmez. Ne zaman 2. Abdülhamit Han hazretlerinin huzuruna çıksam, bu adam aklıma gelir. Hep kendime kızarım yanıma fotoğraf makinası almadığım için. Yazının başlığıyla bu yazının pek alakası yok değil mi? Kimbilir, belki vardır. Youtube sitesini gezerken, Diyarbakır’ı tanıtan güzel bir klip gördüm paylaşayım istedim. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Kardeşiz. Bizi birbirimizden ayırmaya çalışanların oyununa gelmeyelim.
Buradan blog yazarlarına da çağrı yapalım: Gelin hep beraber, bu video görüntülerini bloglarımıza yerleştirelim. Altına da Diyarbakırla ilgili güzel şeyler yazalım. Belki oraya gitmişsinizdir. Yaşadıklarınızı yazın. Kendi çektiğiniz fotoğraflar, videolar varsa onları koyalım
Çok teşekkürler ilgi ve duyarlılığınız için!! Sizin gibi düşünenlerin artması dileğiyle. Ben de Diyarbakır ile ilgili bloguma başladım. Gayet güzel bir blogunuz var, yeni adresinizi de ziyaret edeceğim. Görüşmek üzere!
abdullah 7:14 pm on Ocak 28, 2008 Kalıcı Bağlantı |
gerçekten de afyonu güzel tanıtıyorsunuz afyon küçük bi yer ama medeniyetler şehrinde dah bir çokbilmediğimiz yer var bir sürü yeraltı mağraları var gün ışığına çıkmamış ama çıkmış olanları da yayınlarsanız çok seviniriz mesela frig vadisini